Avukat Veysel Danış

Emzirme İzni

Emzirme İzni

Kadın işgörenimiz doğum yaptı. Çocuğunu emzirmek için her gün izin istiyor, haliyle bu durum işlerin aksamasına sebep oluyor.

Çocuğunu emzirmek için çalışanıma izin vermek zorunda mıyız?

*

Doğum yapan çalışana çocuğunu emzirmesi için günde 1,5 saat izin vermek mecburidir.

Kadın çalışanın emzirme izni sırasındaki emzirme süreleri çalışma sürelerinden sayılır.

Avukat Veysel Danış

Boşanma Avukatı Şişli

Boşanma Avukatı Şişli

Boşanma davaları stres seviyesi en yüksek davalardandır. Bunun sebebi boşanma sürecine giren eşlerin (ve varsa çocuklarının) bu süreçte çok gerilmeleridir. Bu da çok doğaldır.

Kadın/erkek; aşkım dediği, nişanlanıp yüzük taktığı, düğün yaptığı, öpüştüğü, gerdeğe girdiği, seviştiği, çocuk yaptığı, senelerini paylaştığı kişi yakın bir zamanda hayatından çıkacak, bir yabancıya dönüşecektir.

Çocuk; anne/baba dediği kişiden yakın bir zamanda ayrılmak zorunda kalacaktır.

Onu özleyecektir. Hayat artık onsuz devam edecektir de, onsuz hayat nasıl olacaktır? O olmadan hayatına nasıl devam edebilecektir? Onun olmaması hayatında ne gibi eksikliklere sebep olacak, ne gibi zorluklar yaratacaktır? vesaire, vesaire…

Bunları düşünmek bile insanın gerilmesine yeter, yetmektedir. Boşanma avukatının önemi de boşanma davalarında stres seviyesinin böyle yüksek olmasından kaynaklanır. Boşanma avukatı boşanma davasının yoğun stresi altında olan müvekkilinin en büyük destekçisi, dert ortağı, akıl hocasıdır. Ki bu durum kesinlikle diğer davalardan farklıdır ve boşanma davalarına has bir durumdur. Mesela alacak davalarında, tazminat davalarında, idare hukuku davalarında müvekkillerin desteğe, dert ortağına ihtiyaçları yoktur; dolayısıyla böyle bir desteğe gerek de kalmaz. Ama boşanma davalarında eşler kendilerini dinleyecek, anlayacak, destek verecek birisine ihtiyaç duymaktadır. Bu görevi de olayın mahiyeti itibariyle genellikle boşanma avukatı üstlenmektedir.

Boşanma davalarında eşlerin sahip olduğu bu hassasiyet boşanma avukatının önemini arttırmaktadır. Boşanma sürecine giren kişinin boşanma davasını takip edecek avukatı belirlemesi bu sebeple çok önemlidir. Boşanma davası için vekalet verilecek avukatın boşanma davalarını bilen, tecrübeli boşanma avukatı olması davanın kazanılmasında tabii ki büyük rol oynayacaktır.

Boşanma avukatı ile boşanma sürecindeki kişinin insani frekanslarının uyuşması ise kanaatimce hayati önemdedir. Birbirleriyle iyi anlaşamayan, rahat diyalog kuramayan iki insanın partnerlik yapmaları çok zordur. Boşanma davasında ise müvekkil ile boşanma avukatı boşanma süreci devam ettiği süre boyunca partnerlik yapmak zorundadır.

Bu sebeple Veysel Danış olarak tavsiyem boşanma davanızı emanet edeceğiniz avukatı belirlerken dava takip ücretinin düşüklüğünü, hemşehriniz, akrabanız olması gibi davayı kazanmanıza pozitif katkısı olmayacak unsurlara göre değilboşanma davalarında bilgili tecrübeli boşanma avukatı olması gibi davaya pozitif etkisi olacak unsurlara ve en önemlisi de dava süresinde rahatça partner olabilmek için iyi anlaştığınız (amiyane halk deyimiyle kafanızın uyuştuğu) bir kişi olmasına önem vererek belirlemenizdir.

Siirt Ceza Avukatı

Siirt Ceza Avukatı

Suç işlemek, suçun mağduru olmak tabii ki çok kötü şeyler. Ama ne yazık ki hayatın gerçekleri. Kader mahkumu kavramını hepimiz duymuşuzdur. Kader bazen insanlara öyle oyunlar oynar ki hiç ummadığı şeylerin aniden başına geldiğini görüverir insan. Kişi, kaderin oyunu, kaderin cilvesi, bir anlık hata diye tanımlanabilecek olaylar sonucunda insan kendisini bir suçun şüphelisi veya mağduru olarak bir ceza davasının içinde bulabilir.

Suç işlemek ve hapse girmek hiç bir insanın istemeyeceği bir şey şüphesiz. Özgürlük bütün canlılar için en önemli servettir. Bir kuş için kafeste olmak kadar kötü ne olabilir ki? Bir kuş kafeste olduktan sonra kafes demir olmuş, ahşap olmuş, altın olmuş, işlemeli olmuş ne fark eder ki? Kafeste olan bir kuş mutlu olabilir mi? Tabii ki hayır!

Cezaevine girmiş insanları kınamadan önce anlamaya çalışmalı insan. Acaba bu kişi ne yaşamıştır da bugün bu noktaya gelmiştir diye. Hiç kimse dünyaya suçlu olarak gelmez. Bütün insanlar dünyaya masum çocuklar olarak gelirler. Sonra büyürler ve bir şeyler olur. İşte, “Ne olmuştur?” diye düşünmek gerekir…

Bir suçun mağduru olmak ise daha da kötüdür. Bir suçun mağduru olmak insanda bütün hayatı boyunca unutamayacağı izler bırakır. Ona karşı işlenen suçun cezasız kalmamasını ister. İşte bu his, adalet hissidir. Mağdura karşı o suçu işleyen, mağdurun o acıları yaşamasına sebep olan kişinin cezalandırılması mağdurun acısını yok edemese de nispeten hafifletecektir.

Ceza davaları şüpheli ve mağdurun çıkarlarının çatıştığı davalardır. Şüpheli, özgürlüğünü kaybetmemek için ceza almamaya çalışır. Mağdur ise ona karşı işlenen ve ona zarar veren eylemi yapan kişinin cezalandırılmasını, içindeki ateşin bir nebze soğutulması için şüpheliye ceza verilmesi için uğraşır.

Ceza davalarını takip eden ceza avukatı şüphelinin müdafisi ise şüphelinin ceza almaması veya en az cezayı alması için çalışır, savunma yapar. Ceza avukatı mağdurun vekili ise şüphelinin ceza alması ve hatta en ağır cezayı alması için çalışır, savunma yapar.

Siirt‘te bir suç işlendiğine dair bir şikayet, suç ihbarı veya şüphesi oluştuğunda Siirt Cumhuriyet Savcılığı tarafından ceza soruşturması açılır. Ceza soruşturması sonunda suçun oluştuğu yönünde ciddi delillere ulaşıldığı taktirde şüpheliler aleyhine ceza davası açılacaktır.

Siirt Ceza Avukatı ve İstanbul Ceza Avukatı

Siirt Mahkemeleri (Siirt Sulh Ceza Hakimliği veya Siirt Asliye Ceza Mahkemesi veya Siirt Ağır Ceza Mahkemesi)nde görülen bir ceza davasını hangi avukatlar takip etmeye yetkilidir?

Siirt’teki Ceza Mahkemeleri‘nde açılan ceza davalarına Siirt Barosu’na kayıtlı bir ceza avukatı Siirt‘te bakmaya tabii ki yetkilidir. Fakat İstanbul Barosu‘na kayıtlı olan bir ceza avukatı İstanbul‘dan gelerek de Siirt‘teki ceza davasını takip edebilir. Türk hukukunda bu imkan mevcuttur. Dolayısıyla, şüpheli veya mağdur, davasını takip etmek için İstanbul‘da yaşayan ve İstanbul Barosu’na kayıtlı olan bir ceza avukatı ile çalışmayı da tercih edebilir.

Mağdur veya şüphelinin avukatını serbestçe seçebilmesi için Türkiye’deki avukatlar, farklı Baro çevrelerine bağlı il ve ilçelerde de dava takip edebilmek konusunda yetkili kılınmıştır. Bu yetki sayesinde şüpheli veya mağdur avukatını serbestçe seçmek ve belirlemek imkanına sahip olmaktadır.

Mağdur veya şüpheli bir kişi Siirt Sulh Ceza Hakimliği veya Siirt Asliye Ceza Mahkemesi veya Siirt Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ceza davasını takip etmesi için Siirt Barosu’na kayıtlı bir Siirt ceza avukatı ile çalışmayı tercih edebilir. Veya İstanbul Barosu’na kayıtlı bir İstanbul‘dan bir ceza avukatı ile çalışmayı tercih edebilir; kanunlar buna izin vermektedir.

"Veysel Danış'a Danış'ırsam bilirim"
diyorsanız Tıklayın